Askerlik
12 Nisan itibari ile Aydın Helikopter Filo komutanlığında kısa dönem Jandarma Er olarak vatani görevimi yapıyorum.
Bu süreç zarfında internete erişimim olmayacaktır. Yorumlara geç cevap verebilirim.
Sevgiler,
Ersan.
12 Nisan itibari ile Aydın Helikopter Filo komutanlığında kısa dönem Jandarma Er olarak vatani görevimi yapıyorum.
Bu süreç zarfında internete erişimim olmayacaktır. Yorumlara geç cevap verebilirim.
Sevgiler,
Ersan.
Önsöz: Bu konular ile ilgili ahkam kesecek düzeyde bilgi sahibi değilim ancak konu ile ilgili “vatandaş” düzeyinde olması gereken bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum… Bu bilgileri harmanlayıp, beyin süzgecimden geçirerek bazı varsayımlar yapacağım ve konu ile ilgili fikirlerimi beyan edeceğim.
Bildiğiniz gibi II. Dünya Savaşı sonunda Amerika’nın ve liberal demokrasi idolojisine sahip ülkelerin en büyük korkusu Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği idi. Sovyetlerin özellikle çekoslavakya’yı komunistleştirmelerinden [3] sonra iyice endişelenmeye başlayan bu ülkeler, ABD liderliğinde NATO’yu kurdular.[1]
NATO, siyasal açıdan özellikle batı avrupanın endişelerini gidermekle kalmamış, ABD’nin uyguladığı Marshall Planı [2] ile özellikle batı avrupadaki birçok ülke, gereken maddi desteği sağlayarak bugün sahip oldukları birçok “değerin” altyapılarını, Marshall Planı’ndan elde ettikleri destekler ile sağlamlaştırmışlardır.
Buna mukabil, NATO’ya üye ülkelerinin “legal” olarak kurduğu askeri güç, düzenli bir ordu sistemine dayanıyordu. II. Dünya savaşı sonrası ortaya çıkan soğuk savaş sürecinde bildiğiniz gibi “düzenli” bir ordu ile savaş yapılmıyor, tamamen kaotik ve milis yöntemleri ile “terrorist” saldırılar gerçekleniyordu…
İşte bu saldırılara karşılık verebilmek için, müttefik kuvvetler “stay-behind” (kontrgerilla) adı verdikleri, her NATO üyesi ülkenin kendi içinde organize olacağı ancak ortak bir merkezin direktifleri ile hareket edecekleri “gladio” yapılanmasını inşaa ettiler. [4]
Fi tarihinde, foo isimli bir bankanın yazılım geliştirme ekibi ile mevcut yazılım süreçlerini iyileştirmek için danışmanlık çalışması yapmak üzere toplantıya katılmıştım…
Toplantıya daha önce benden istenen gereksinimi, kullandıkları araçlar için özelleştirip, canlı bir demo yapacaktım… Bu minvalde toplantıda hazır bulunduk…
Emeğin ve emekçinin bayramı 1 Mayıs tüm dünya emekçilerine kutlu olsun.
borntocode.net sitesindeki blogumu ersanbilik.com a taşımayı düşünüyordum…
nihayet bitti :)
borntocode.net blogun altyapısı drupal idi.. drupal ile pek anlaşamadık.. daha lightweight we ortaya uygun wordpresse göç ettim (migration)
bu arada wordpress’in IIS ile pek sevişmediğine de şahit oldum… bir kaç workaround we hack ile seo optimizasyonu işini hallettim.. biraz wordpress koduna girmek lazım geldi.. hallettik…
bakalım wordpress deneyimi nasıl olacak : )
www.turkiye.gov.tr den e-devlet işlemlerimizi yapacaktık ya…

bi de çalışsa…
neyse.. “takrar” deneyeceğim…
![]()
ne demişti odysseus..
eğer bir gün ölürsem, devlerin zamanında yaşadığımı söyleyin…
deyin ki: Hector`la birlikte yaşadı… Atların terbiyecisi…
Onlara deyin ki : Aşil`in zamanında yaşadı…
Devlerin zamanının anadolu ateşi eşliğinde temsilini canlı olarak görmek istiyorsanız, bu gösteriyi mutlaka izleyin…
Daha önce dediğim gibi aynı ortamda çok fazla kalırsanız, dünyaya o pencereden bakmanız an meselesi…
Ve o pencerenin ardındaki ışıltılı manzara sizi o kadar etkileyebilir ki, sanal bi gerçekliğin içinde bulursunuz kendinizi…
Ama yalandır o, göze sürmedir…
Denersiniz, öyle olduğunu görürsünüz.
Örneğin, köşe yazarlarının müşterileri anti-fikirlerini yazan meslektaşlarıdır. Bunlar, birbirlerine satarlar ürününü.. Nemalanılan siz olursunuz…
Aynı pattern blogger camiasında da geçerli…
Allah herkese böyle bir lider…
ve her kuluna öldükten 70 yıl sonra bile, böyle coşkulu hatırlanabilmeyi nasip etmez.
Kıymetini bilelim.
İki Türk kaos, üç Türk şiddet…
Niye takım halinde çalışıp bişeyler beceremiyoruz ? ya da becerenlere neden hiddetle, öfkeyle bakıyoruz sorusu kafamı kurcalıyor zaman zaman…
Gerçi ne bekliyorduk ki ? Dünyaya gözümüzü açtığımız andan itibaren kendimizi sonu olmayan ve uzun bir maratonun başlangıcında bulduk…
Fikrimiz sorulmadı.