7 Eyl, 2009
gladio marshall planı
Önsöz: Bu konular ile ilgili ahkam kesecek düzeyde bilgi sahibi değilim ancak konu ile ilgili “vatandaş” düzeyinde olması gereken bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum… Bu bilgileri harmanlayıp, beyin süzgecimden geçirerek bazı varsayımlar yapacağım ve konu ile ilgili fikirlerimi beyan edeceğim.
Bildiğiniz gibi II. Dünya Savaşı sonunda Amerika’nın ve liberal demokrasi idolojisine sahip ülkelerin en büyük korkusu Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği idi. Sovyetlerin özellikle çekoslavakya’yı komunistleştirmelerinden [3] sonra iyice endişelenmeye başlayan bu ülkeler, ABD liderliğinde NATO’yu kurdular.[1]
NATO, siyasal açıdan özellikle batı avrupanın endişelerini gidermekle kalmamış, ABD’nin uyguladığı Marshall Planı [2] ile özellikle batı avrupadaki birçok ülke, gereken maddi desteği sağlayarak bugün sahip oldukları birçok “değerin” altyapılarını, Marshall Planı’ndan elde ettikleri destekler ile sağlamlaştırmışlardır.
Buna mukabil, NATO’ya üye ülkelerinin “legal” olarak kurduğu askeri güç, düzenli bir ordu sistemine dayanıyordu. II. Dünya savaşı sonrası ortaya çıkan soğuk savaş sürecinde bildiğiniz gibi “düzenli” bir ordu ile savaş yapılmıyor, tamamen kaotik ve milis yöntemleri ile “terrorist” saldırılar gerçekleniyordu…
İşte bu saldırılara karşılık verebilmek için, müttefik kuvvetler “stay-behind” (kontrgerilla) adı verdikleri, her NATO üyesi ülkenin kendi içinde organize olacağı ancak ortak bir merkezin direktifleri ile hareket edecekleri “gladio” yapılanmasını inşaa ettiler. [4]
Yazının devamını oku »
13 Ağu, 2009
bilgi know-how
Oturup düşündüğümüzde tarih boyu sistem, ihtiyacı olan kaynağı bir şekilde ortaya çıkarabilmiş ya da ihtiyaç olan kaynağa alternatif olacak daha ucuz ve daha verimli bir çözüm ortaya çıkarabilmiştir… Sistemin bu konuda hiç sorunu olmadı…
Örnek verirsek; insanlar çoğaldıkça kıtlık baş gösterecek endişesi tüm çağlar boyunca gündeme gelmiş ancak, günümüze kadar kıtlık sıkıntısı olmamış, bilakis fazla kalori sebebi ile obez denilen illet çağımızda yaygın olarak bulunmaktadır. (Kişi başına düşen kalori miktarı her geçen gün artıyor)
Yazının devamını oku »
22 Nis, 2009
eğitim
Facebook`tan bir süre önce ayrılmayı düşünüyordum.. Ancak facebook fenomeninin imkan sağladığı “pazar” kapsamında, mevcut kullanıcı profillerini inceleme imkanını başka bir platformda bulmak mümkün olmadığından bu illetten kopamıyorum…
Öyle ki, buradaki profili ve insan tipini ve bu insan tiplerinin davranışlarını ve yönelimlerini incelediğiniz taktirde, herhangi bir millet için 20-30 yıllık üretim, siyasi tercihler, pazar hareketleri vs gibi tahminleri ve öngörüleri yapmak zor değil.. Hatta sırf bu eğilimleri analiz etmek için gerekli verileri de facebook uygulamaları kullanıcılara yükleterek elde ettiğiniz veriler çerçevesinde yorumlayabilirsiniz.. Zira bugünün gençleri yarının söz sahibi insanları olacak ise, bu gençlerin mevcut eğitim & kültür düzeylerini, siyasi tutumlarını ve sosyal davranışlarını incelerseniz, ulusların geleceği ile ilgili olarak kehanetlerde bulunmamız kolaylaşacaktır diye düşünüyorum…
Yazının devamını oku »
21 Nis, 2009
oracle sun
Bildiğiniz gibi bugün itibari ile Oracle, Sun’ı satın aldı… Bu vesile ile, bu büyük satın alımın gerekçelerini ve önümüzdeki süreçte doğurabileceği sonuçları analiz edelim…
Öncelikle geçtiğimiz 2 seneyi analiz edelim… Bildiğiniz gibi Sun, küresel ekonomik krizin başladığı 2007′nin son çeyreğinden itibaren, küresel krize paralel bir trend gösterdi. Bunun anlamı şu: Sun krizden etkileniyordu ve “literally” batıyordu. Geçtiğimiz 2 senenin NASDAQ verilerini incelerseniz, Sun’ın dibe vuruşunu net bir şekilde görebilirsiniz.. Aşağıda bu trendi gösteren grafiği inceleyelim ve neler olup bitmiş anlamaya çalışalım…
Yazının devamını oku »
18 Nis, 2009
adam smith kapitalizm karl marx kriz
Adam Smith, modern ekonominin babası, “wealth of nations” (ulusların zenginliği) isimli kitabında “invisible hand” (görünmez el) teorisinde özetle şundan bahseder…
Tüketicilerin ihtiyacı olan ürünlere olan talep arttıkça, serbest piyasa, ihtiyaç olan bu ürünleri arz ederek, arz ile talep arasında “görünmeyen el” bir denge oluşturacak ve insanlar ihtiyaçları olan ürünlere rahatça ulaşabilecekler…
Adam Smith’in “Liberal Ekonomisi” nin ortaya çıkardığı sosyal sonuçları en iyi analiz eden düşünür ise bildiğiniz üzere Karl Marx’tır. Marx, das kapital isimli eserinde, Adam Smith’in liberal ekonomisinin sınıfla arasında yapacağı ayrımı, kapitalistlerin ellerindeki kapital ile şımararak “proleatarya” yı ezeceğini, dolayısı ile kapitalist sistemin çelişkilerini ifade etmiş ve manifestosunu yayınlamıştır..
Adam Smith’in ve Karl Marx’ın öngöremedikleri 2 büyük yanılgı vardı…
Yazının devamını oku »
16 Nis, 2009
hakia semantik arama
Hakia‘yı uzun zamandır takip eden biriyim… Lisans eğitimimi alırken üniversitede duyduğum hakia’nın başında bir Türk olduğunu duyduğumda heyecanım daha da artmıştı… İşte google a rakip bir arama motoru… Üstelik en tepesinde de Türk bir bilimadamı.. O dönem hakia geliştirici ilanları veriyordu Türkiye ofisi için.. Ben de CV’mi göndermiştim o dönem… ( Geri dönmedikleri için şimdi bir intikam yazısı yazmıyorum elbette 8^) )
FriendFeed’de hakia ile ilgili blog yazısını görünce ve yorumları okuyunca, nacizane ben de fikirlerimi paylaşma ihtiyacı duydum…
Yazının devamını oku »
8 Nis, 2009
Bir süredir friendfeed & twitter takılıyorum.. genel bir intibam oldu sosyal medya ile ilgili olarak..
Özellikle son dönemdeki tartışmaları takip edince baya keyifsiz durumları da gözlemledim… ara sıra beyaz farelerin arasında kalan siyah fare durumunda arkadaşlar oluyor, üzülüyorum.. Doğal seleksiyon heryerde 8^)
Yazının devamını oku »