Sevdiğim Adamlar için Kategori Arşivi

Jack Welch – Straight from the Gut (1)

GE‘nin efsanevi CEO’su Jack Welch‘in – straight from the gut isimli kitabını okuyordum… aldığım bazı notları paylaşmak istiyorum…

Jack kitabının ilk bölümünü özgüvene ayırmış. Gerçekten de özgüven, bir liderin sahip olması gereken en önemli özellik. Öyle ki, insanların firavunlaşmasında ya da yunan kahramanların yarı-tanrılaşma (demigod) süreçlerinde bu özgüven patlamasının sebep olduğunu düşünüyorum…

Jack özgüven sahibi olmasını ailesine, özellikle de annesine borçlu… Jack’in konuşurken tutuklamasını annesi “çok zeki olduğundan çok hızlı düşünüyorsun ve çok hızlı düşündüğünden dudakların beyninin hızına yetişemiyor” şeklinde yorumluyor ve Jack’in özgüvenini sağlamlaştırması için en çok desteği annesi veriyor…

Jack, liderin özgüven sahibi olması yanında başkalarına da özgüven aşılamasının çok önemli olduğunu vurguluyor.

Altını çizdiğim cümlelerin birinde Jack, eşitlik ile adaletin aynı kavram olmadığından ve bu iki kavramın sıklıkla karıştırıldığından dem vurmuş. Aklıma Jack’in Istanbul’a geldiğinde Ishak Alaton ile giriştiği tartışma geldi. Kısaca bahsetmem gerekirse, Alaton o dönem dünyanın ve petrol fiyatlarının geldiği durum karşısında “Karl Marx’ın tekrar keşfedilmesi mi gerek ?” diye sormuştu ve Jack “çok saçma” diyerek tepkisini dile getirmişti. Welch’in algısı eminim “eşitlik ve adalet” arasındaki bu ayrımın yine karıştırıldığı sanısı idi. “Herkesin oyuna bir katkısı var ancak bu, herkese eşit davranılacak demek değildir” şeklinde düşüncesini özetliyor.

Yazının devamını oku »

The Özal (1)

Turgut ÖzalMerhum Turgut Özal ile ilgili olarak anı-kitap tadında yazılmış ve onu tanıyan yakın çevresi ile yapılan röportajlardan derlenmiş The Özal – Bir Davanın Öyküsü kitabını okuyorum…

Bu mivalde hazır kitabı okurken, kitapta altını çizdiğim önemli satırları blogumda paylaşarak kitaptaki ilginç bulguları beyin süzgecimden de geçirerek, blogumu takip eden dostlar ile paylaşmak istiyorum…

Malatyalı Özal’ın babası Ziraat Bankası Müdürü(medrese eğitimi almış, arapça, farsça ve osmanlıca biliyor – matematiği kuvvetli), annesi ise ilkokul öğretmeni (mektepli, dini terbiye almış – matematiği kuvvetli)…  Aile, Malatya’nın elit aileleri arasında.

O dönem komşu olduğu & çocukluk arkadaşlarından bazıları: Hasan Celal Güzel, Hüsnü Doğan, Recai Kutan

İlk okulu Söğüt & Silifke’de, orta okulu Mardin’de, Liseyi Kayseri’de bitiriyor.

Yazının devamını oku »

Richard Feynman’ı tanıyor musunuz ?

feynman_gifRichard Feynman… Nobel ödüllü ünlü fizikçi… Aynı zamanda bir polymath

Feynman’ın “farklı” olmasının nedeni neydi ? Gezegenlerin, güneş etrafında nasıl döndüğünü ortaokul matematiği bilen birine anlatabilecek kadar konuya hakim olması, şu anda üzerinde çalışılan quantum computing alanının yaratıcılarından olması, amatör bir ressam olması, iyi bir biyolog olması ve daha nice özelliği…

Feynman’ın “Şaka yapıyor olmalısınız Bay Feynman” ve “Diğerlerinin ne düşündüğünü neden umursuyorsun ?” isimli iki kitabı da Feynman’ın belirgin farklarından… Ayrıca YouTube’da Feynman’ın röportajını mutlaka izleyin…  O röportajda kendisinin söylediği çok güzel bir cümle var… Sanatçı bir arkadaşı Feynman’a, bilim adamlarının, estetik duygudan yoksun olduğunu belirtmiş… Elbette Feynman’ın cevabı, evlere şenlik… Buyrun o cevap..

“Bu çiçeğin güzelliğini takdir ediyorsun… Estetik duyguna hitap ediyor ve kimbilir içinde ne fırtınalar kopartıyor…

Senin kadar olmasa da, ben de onun güzelliğinden zevk alıyorum…
Senden daha az yoğun olmakla beraber, ben de beğeniyorum ve hissediyorum…

Bunlarla birlikte, ben çiçeğin moleküler yapısını düşündüğümde de heyecanlanıyorum. Onun nasıl evrimleştiğini düşünüyorum…
Böcekleri çekmek için büründüğü parlak renkleri, bu renkleri böceklerin nasıl algıladığını hayal ediyorum…

Dahası, bu çiçeğin mükemmel matematiksel simetrisinden hoşlanıyorum. Olan biten kimyasal reaksiyonları hatırlayıp, hayranlık duyuyorum…

Sense, sanatçı dostum, bütün bunlardan yoksunsun. Derslerde öğrensen bile, doğan gereği gerçekten anlamayacak ve bir zevk alamayacaksın…

ve bu, senin estetik duygunun çok çok üzerinde, çok daha saf bir duygu…”