Gladio, NATO, Marshall Planı ve Gömülmüş silahlar…

Önsöz: Bu konular ile ilgili ahkam kesecek düzeyde bilgi sahibi değilim ancak konu ile ilgili “vatandaş” düzeyinde olması gereken bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum… Bu bilgileri harmanlayıp, beyin süzgecimden geçirerek bazı varsayımlar yapacağım ve konu ile ilgili fikirlerimi beyan edeceğim.

GladioBildiğiniz gibi II. Dünya Savaşı sonunda Amerika’nın ve liberal demokrasi idolojisine sahip ülkelerin en büyük korkusu Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği idi. Sovyetlerin özellikle çekoslavakya’yı komunistleştirmelerinden [3] sonra iyice endişelenmeye başlayan bu ülkeler, ABD liderliğinde NATO’yu kurdular.[1]

NATO, siyasal açıdan özellikle batı avrupanın endişelerini gidermekle kalmamış, ABD’nin uyguladığı Marshall Planı [2] ile özellikle batı avrupadaki birçok ülke, gereken maddi desteği sağlayarak bugün sahip oldukları birçok “değerin” altyapılarını, Marshall Planı’ndan elde ettikleri destekler ile sağlamlaştırmışlardır.

Buna mukabil, NATO’ya üye ülkelerinin “legal” olarak kurduğu askeri güç, düzenli bir ordu sistemine dayanıyordu. II. Dünya savaşı sonrası ortaya çıkan soğuk savaş sürecinde bildiğiniz gibi “düzenli” bir ordu ile savaş yapılmıyor, tamamen kaotik ve milis yöntemleri ile “terrorist” saldırılar gerçekleniyordu…

İşte bu saldırılara karşılık verebilmek için, müttefik kuvvetler “stay-behind” (kontrgerilla) adı verdikleri, her NATO üyesi ülkenin kendi içinde organize olacağı ancak ortak bir merkezin direktifleri ile hareket edecekleri “gladio”  yapılanmasını inşaa ettiler. [4]

Her ülkenin kendi kendine örgütlediği ve sayıları her ülke içinde yaklaşık 15.000′e yaklaşan bu yapılanma, soğuk savaş döneminde önemli olaylara imza atarak, mevcut siyasi eğilimleri şekillendirebilecek güce kavuşmuşlardır. Her devletin kendi eli ile desteklediği bu yapılanmalar, özellikle CIA’nın önderliğinde silah, techizat, eğitim vs. gibi destekleri ile oldukça güçlenmişlerdir.

Ancak, Sovyetler Birliği dağıldıktan ve NATO’nun komunizm korkusu git gide etkisini yitirmeye başladıktan sonra, tıpkı lidersiz kalan samurayların ronin’e dönüştüğü gibi, “gladio” kontrolden çıkmış ve siyasi otoriteler karşısında etkinliğini yitirmeye başlamıştır. (varsayım)

Şimdi oturup düşünelim, “gladio”nun başında siz olsanız, ne yaparsınız ? İşsiz kalan bir avuç militan ne yapar ? Ronin ne yaptı ? Rambo’nun ilk kan filmini hatırlayın… “Elimin altında milyonlarca dolarlık techizat vardı, geri geldim ve şimdi park yerinde bile bir iş bulamıyorum !” diye haykıran vietnam gazisi amerikan askerinin haykırışları ve döndüğü ülkesinde ilk uğradığı kasabayı kaos ortamına sürüklemesini neye veriyorsunuz ?

Elbette “gladio” yapılanmasını kendi eli ile örgütleyen ülkeler, kendi yarattıkları “canavar”dan kurtulmak için “temiz eller” gibi birçok süreç başlatmışlardır… Kimi muvaffak olmuş, kimi ise hala bu “yüzleşme”yi devam ettiriyor. Burada önemli olan bir nokta ise başı boş kalan “gladio” maalesef yabancı istihbarat örgütleri tarafından da birçok kez maşa olarak kullanılmıştır (varsayım)

Şimdi “gömülmüş silahlar” meselesine gelelim. İşte bu silahlar, tamamen gerilla savaş taktiğinin bir parçası olarak, olası bir sovyet işgalinde direniş göstermek ve halkı örgütleme sürecinde milis savunması için gerekli olan techizatlardır.

Not: konu ile ilgili olarak şu video serisi ilginizi çekebilir:  http://www.youtube.com/watch?v=eG2Bx8gA-_M

Ayrıca, şu bloga göz atmanızda fayda var : http://www.gladiogunlugu.com

 

 

 

Senin fikrin nedir ?

Adın: (Gerekli)

E-posta: (Gerekli)

Website:

Yorum: