Genç Bir İşadamına…

gencadamEmre Yılmaz’la ve harika kitabı “Genç Bir İşadamına” ile 99 da tanışmıştım… Öyle güzel bir kitapki bu, tam da o dönemlerde ihtiyacım olan klavuz, yol gösterici, pusula.. ne dersen adına… işte avucumun arasındaydı…

Genç bir işadamına kitabını okuduğumda, ağzımda ekşi bir tad bırakmıştı..[1] O tadın ne olduğunu zamanla anlamaya başladım…  Şu satırları okuyalım.. Bu satırları Emre, 96 da yazmış…

” Ilımlı islamcılar, bugünkü kravatlı yöneticileri ve kendi iddia ettiklerinden çok daha fazla Batılı partileriyle, iktidara tek başına veya koalisyonla gelirlerse, bu, işadamları için hiç de korkulacak bir şey değildir. Ilımlı İslamcı Dışişleri Bakanımızın ilk altı aylık programı Batılı dostlarımızı tek tek dolaşarak onları teskin edip rahatlatmak olacaktır. Ve bir kehanette bulunuyorum, hatta iddia ediyorum ki, Avrupa ile ilişkilerini akıllı bir halkla ilişkiler stratejisiyle düzeltmiş, Arapların Filistin takıntıları yüzünden koparttıkları emperyalizm yaygaralarından arınmış, Türk-İslam yerine Batı-İslam sentezini bütün dünyada destekleyen demokratik ve liberal programlı bir Refah Partisi, Türkiye’yi AB ye daha çabuk sokacaktır. Niye şimdiden Avrupalıların ve bizim üst elitlerimizin güvenini kazanarak işi bitirmiyorlar bilmiyorum..”

Bazen, hayat kitap okuyarak öğrenilmez, yol göstermez derler… Bence kitabın suçu yok… Herkes kitap yazabilir.. Ama herkes Emre Yılmaz olamaz… Mesele bu…

Diğer kehanetlere göz atalım…

“Kürtçe tv açsınlar bakalım. ilk altı ay bizler bile meraktan seyrederiz… Sonra rekabet edemezler.  Zar zor belki yine devlet desteğiyle veya kürtçe trt6′yla falan ayakta durabilirler.  TV açmak kolaydır.. Ama yaşatmak kolaymıymış görsünler bakalım”

Dünkü haber başlıkları TRT6 dan gelen çatırdama seslerini duyurmuştu…

“Profesyonel politikacılar, başarısız avukatlar, mızmız bürokratlar, asker emeklileri, vasat mühendisler artık “iktidar” için gerekli değiller.  Önümüzdeki yıllarda memleketimizi genç işadamları kendi aralarında ve sırayla yönetecekler.”

Şu ara farkındamısınız bilmiyorum ama bunun kavgası yapılıyor… TÜSİAD, MÜSİAD meseleleri gibi… ( konu artık işadamlarının yöneteceği değil, hangi işadamları yönetecek… )

Dediğim gibi, 99 da okuduğumda bunları, ağzımda ekşi bir tad bırakmıştı… Bu kitabı okuyan çoğu kişi benzer duyguyu yaşamıştır belki.. bilmiyorum…

Ancak benim girişimcilere tavsiyem, bu kitabı mutlaka okuyun… Kitapta yazılan hemen hemen herşey fazla dürüst, ütopik, saçma gelebilir.. Yıllandıkça, o ağzınızdaki ekşi tadın, hangi üzüm ve hangi aromalar olduğunu anlayacaksınız :)

Son söz yine Emre’den gelsin (aklımda kaldığı kadarı ile… )

Ne kadar zorlarsan zorla, ne kadar yırtınırsan yırtın dostum… Maç hepimiz için berabere bitecek…

Mahalle berduşu : 1

Vehbi Koç : 1

[1] Radiohead – Everything in its right place şarkısında Thom Yorke’un “Yesterday I woke up sucking a lemon”  derken bu “ekşi tadı” anlatmaya çalıştığını düşünürüm…

1 Yorum yapılmış »

  1. Osman Küçükerdem der ki,

    Mayıs 13, 2009 @ 15:40 sularında yazmış

    Senin de söylediğin gibi Ersan kitaptaki bazı tespitler/öğütler aşırı uç ve ütopik geldi bana da. Hatta bence herkes okumamalı. Farklı bünyelerde yan etkileri ağır olabilir diye düşündüm okurken :). Ayrıca günümüz iş dünyasında geçerliğini çoktan yitirmiş bazı tespitleri gözden kaçmıyor.

Yorumlar için RSS · Kalıcı Bağlantı URI

Senin fikrin nedir ?

Adın: (Gerekli)

E-posta: (Gerekli)

Website:

Yorum: