Kendi Yazılım Şirketini Kurmak (Yetenek Yönetimi)
Yazılım ÅŸirketi kurarken en büyük ÅŸansın (ya da ÅŸansızlığın) sanırım yetenekli insanlarla beraber çalışabilmeyi saÄŸlamak… Topluluk içinde bazı insanlar, farklı konularda diÄŸer insanlara nazaran farklı davranırlar ve özelliÄŸin niteliÄŸine göre bu farklılık, diÄŸer insanlarda geliÅŸtirilebileceÄŸi gibi, kimi yetenekler üzerinde çalışılsa bile, maalesef belirli bir seviyeyi aÅŸamazlar.
Oysa, içinde bulunduÄŸumuz dünyada kullanıcıların hizmetine sunulan bir çok araç, ürün, servis vs. temel olarak normal insanların kullanabileceÄŸi ÅŸekilde tasarlanır, geliÅŸtirilir ve hizmete sunulur ( zira pazar büyük :) ). Bu ürün, servis ya da hizmetlerde “olaÄŸan dışı” herhangi bir farklılık sezmezsiniz çünkü, o ürünü ya da hizmeti geliÅŸtiren ekiplerde olaÄŸan dışı bir “kiÅŸi” yoktur. Statüko kuralları geçerlidir ve motto ÅŸudur: “gardını al, pozisyonunu koru”… Böyle ortamlardan farklı biÅŸey nadiren çıkar… ( bu tür ortamlarda en çok duyduÄŸum cümlelerden biri ÅŸu idi: “çalışıyoo mu ? çalışıyooo” )
Oysa, yeni kurulan yazılım ÅŸirketlerinin mottosu ÅŸudur: “içinde olduÄŸum durumu beÄŸenmiyorum, daha iyisini yapabilirim ve ÅŸikayet etmektense bunu kendim yapmayı tercih ediyorum”
Bu motto, statükoya ilk meydan okumadır ve hikaye baÅŸlar. Hikaye baÅŸlarken, senaryonun kapsamı ile ilgili olarak etrafa yaydığın vizyon,yetenekli  insanları harakete geçirmiyor ve yetenekleri etrafına toplayamıyorsan, vizyonu kontrol etmekte fayda var… Çünkü bu insanların ana motivasyonu “para” deÄŸildir. Para ile alınan yetenek deÄŸil, iÅŸ gücüdür…
Bu insanların motivasyon kaynağı “hikayedir”. Hikayeye inanırlarsa, baÅŸarmak için yapabildiklerinin en iyisini ortaya koyarlar… Sanırım tipik bir yazılım ÅŸirketinde çalışmak ile, yeni kurulan “startup” larda çalışmanın farklı tarafı bu..
Tipik şirket: Asılın küreklere, karşı adaya gidiyoruz.
Start-up: Abi karşı adada öyle güzel hatunlar varmış ki… sarışın, esmer, kumral.. ve hiç erkek yokmuÅŸ… Yüzebilir miyiz karşıya kadar ?
Karşı adaya yüzmek kolay deÄŸil… Yorucu, bıktırıcı ve korkutucu bir süreç… İşin ucunda boÄŸulup ölmekte var… Belirli bir yol aldığında geri dönememekte…
Ama hikaye güzel :) Ve bu hikayeye inanan yetenekleri bulduğun zaman, işin daha da kolaylaşır.
Son olarak, yetenek parayla alınmaz. EÄŸer yetenek yönetiminin ne olduÄŸunu ve bu kültürü öğrenmek isterseniz, esnafları inceleyin. BaÅŸarılı bir esnafın iÅŸlerini ve yanında çalıştırdığı insanları nasıl yönettiÄŸini gözlemleyin. Zira yeni kurulmuÅŸ bir yazılım ÅŸirketi olarak sen, müşterine kurumsal, kendi bünyende ailesin :) Yanındaki insanlar, paraya deÄŸil, hikayene geldiler…
Eray USTA der ki,
Mayıs 23, 2009 @ 16:55 sularında yazmış
Olaya gerçekten güzel yaklaşmışsınız. Bende Allah nasip ederse ilerde kendi şirketimi kurmayı düşünüyorum. Ancak o şirketi kurma amacım asla daha çok para kazanmak olmayacak. Sadece yapılacak işin şirket bünyesinde olmasını sağlamak istiyorum. Ve firmanın MYK gibi Nokta gibi tamamen Türk ürünü olmasını ve insanların saygı ve övgüyle bahsetmesini sağlamaktır. Öte yandan gelebilecek müşteri potansiyelini göze alarak bir şeylere adım atmak gerekir. Sadece para gözüyle bakarak yazılım şirketi kurulursa geleceği hiç parlak olmaz. Çevremde bunu yaşayan birileri var ordan biliyorum.!