Cenk Çivici’ye katılmıyorum
Bugün Boğaziçi Üniversitesinde çok güzel bir seminer vardı.
Martin Fowler’ın dünyaca ünlü danışmanlık firması ThoughtWorks da görev alan Cenk Çivici, çevik yöntemler ile ilgili olarak dinleyicilerine gayet güzel bir seminer verdi.
Cenk Bey’e teşekkür ederim.
Sunum sonunda yanına gidip kendisine, “Çevik manifesto da kişiler ve kişilerin birbirleri ile ilişkileri, araçlardan ve süreçlerden daha önemlidir diyor.. Araçların ve süreçlerin önemsiz olduğunu da söylemediğini biliyorum ama, Çevik yöntemlerin sahip olduğu pratiklerin hepsi araçlar kullanılarak yapılmıyor mu ? Bu anlamda, araçların da en az kişiler ve iletişimleri kadar önemli olması gerekmez mi ? ” diye sordum.
Cevabı gayet netti. “Hayır, örneğin bizim şirket içinde sahip olduğumuz bazı araçları kullanmıyoruz”
Bir algı hatası mı oldu bilmiyorum ama, ben bu kısmı sorgulayabileceğimizi düşünüyorum.
Şahsi fikrim, araçlar ve süreçler de kişiler ve onların etkileşimleri kadar önemli. Zira, araçlar olmadan CI, TDD, Refactoring yapılacağını sanmıyorum. Keza, kişilerin efektif iletişimleri de yine bu araçlar üzerinden olmuyor mu ? Evet, beyaz tahta da bir araç. Storyboarding kartları da bir araç.
Cihat der ki,
Kasım 21, 2008 @ 22:29 sularında yazmış
Evet Ersan sana katılıyorum bazen süreçler pragmatig olmaktan çıkıp izlenmesi gereken katı kurallar gibi yansıtılıyor bende senin gibi düşünüyorum olaya fayda-zarar açısından baktığımda eğer araçlar gerçekten fayda sağlıyorsa neden kullanmayayım? Aynı karşı cephe içinde geçerli araç bağımlısı olup “biz ille de Microsoft, kullanırız Java’dan şaşmayız illede Open-Source” tarzı tutumlarda bizi pek biryere götürmüyor.
Cenk Civici der ki,
Ocak 6, 2009 @ 09:03 sularında yazmış
Merhaba,
Şirket içinde geliştirdiğimi araçla kastettiğim Mingle adlı proje yönetim aracı idi. Genelde bu aracı farklı fiziksel lokasyonlarda çalışan proje ekiplerinde kullanıyoruz. İletişim problemleri ortaya çıkınca bu problemleri çözebilecek Mingle gibi araçları kullanıyoruz. Proje başında bu veya şu araç şeklinde bir diretme olmuyor bu nedenle aynı ofis ortamında çalışan ekipler bu araçları kullanmayı tercih etmiyor. Araçlar gereksiz yere kullanılırsa ekip içi iletişim zayıflayacağı için.
Diğer açıdan yöntemleri verimli kılan araçlar varsa bunları kullanmak tabii ki gerekli. Fakat aracın hangi problemi nasıl çözdüğünü, ne yarar sağladığını, ne kadar kompleksiteyi sürece eklediğini iyi analiz etmek gerekli.
Ersan Bilik der ki,
Ocak 7, 2009 @ 18:51 sularında yazmış
Benim aklıma tam da bu noktada şu soru geliyor…
“Kurumsal bilgiye ne olacak ?”
Sanırım sadece farklı fiziksel lokasyonlarda gerçeklenen projelerde mingle kullanılıyor… Yoksa ThoughtWorks’un “dogfooding” yapmadığını düşünmek istemiyorum :)
Araçlar konusunda ise şu görüşünüze hemfikirim: yöntemleri verimli kılan araçlar, bazı varsayımlar üzerine kuruluyor. Eğer bu varsayımlar ile şirket için uygulanan metodolojiler örtüşmüyorsa, zorlamak elbette abes.
Cevap için teşekkürler.
İsimsiz der ki,
Şubat 22, 2009 @ 09:17 sularında yazmış
Çekiç sahibi olmak kişiyi mimar yapmaz
Merhabalar, araçlarla ilgili bazı birikimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Yazılım geliştirme gruplarında araçların doğru ve verimli kullanılmamasından dolayı, vakit kazandıracakları yerde vakit kaybettirdiklerine çok kez şahit oldum.
Bazı araçlar devlet dairesi gibi yaptığı işten cok bürokratik islemlerle kullanıcıyı mesgul ediyor ve araç araçlıktan cıkıp sizin süreciniz önündeki bürokratik bir engele dönüşuyor.
Geliştirme süreci, farklı projelere ve yazılım grubunun kendi özelliklerine göre adapte edilebilir olması verimliliği arttırır. bazı araçlar geliştirme sürecine aşırı müdahale ederek bu esnekliği bozabiliyor.
Bazı yazılım geliştirme gruplarının hangi aracı kullanacağına karar vermek için haftalarca araçları denedikleri, öğrenmeye çalıştıklarına da defalarca rastladım ya da onbinlerce dolar verilerek alınan araçların neredeyse hiç kullanılmadıklarına. Oysa firma o kadar para ve ve zamanın az bir kısmını geliştiricilerin eğitimine ayırsaydı firma için çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
Bazen Çok zamanda belirli bir araç seti kullanılmasıyla hemen kaliteli yazılımların çıkacağını,CMMI,CC gibi sertifikaların alınacağını düşünenlere rastladım maalesef…
Araçlar adı üstünde sadece araçtır ve amaç haline getirilmemelidir:) , eski bir atasözünün dediği gibi “çekiç sahibi olmak kişiyi mimar yapmaz”, araçlar elbette önemli, ama iyi yazılım mimarlarının yetişmesi firma açısından daha önemli, sanırım Cenk Bey’in vurgusu da buydu. Yoksa araçların yazılım geliştirmedeki rolü inkar edilemez. o açıdan yazılım geliştirmeyle uğraşan arkadaşlara, vakitlerini öncelikle kaliteli yazılım yazma konusunda kendilerini yetiştirmeye ayırmaların ve öğrendiklerini takım arkadaşlarıyla paylaşmalarını öneririm…
Ersan Bilik der ki,
Şubat 23, 2009 @ 17:29 sularında yazmış
Elinde çekiç olan herşeyi çivi zannediyor :)
Kesinlikle katılıyorum.
Ben manifesto yu sorgularken bu konuda çok düşündüm ve şu kanaate vardım.
Evet. Kişiler, Araçlardan daha önemli zira bu araçları geliştirenler de kişilerin kendisi değil mi ? Doğru varsayımları yaparak doğru araçlar geliştirildiğinde, araçlar önemli ve dediğim gibi, bu araçların kullanılan araçlar haline gelmesinin sebebi, aracı geliştiren kişilerin iyi birer alan uzmanı olmalarından ileri gelmekte diye düşünüyorum.
Aksi taktirde dediğiniz gibi, “tepeden inme” dayatılan araçların sürece bir katkısı olmayacağı gibi bürokratik engel olmaktan öteye gidemiyor.. Ama kurumsal bilgiyi de gözardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.
Saygılar.